logo logo

BİZİ TAKİP EDİN

Röportaj 07 Mart 2021

Doğuş Arslan: İyi Oyuncu Kötü Oyuncu Yoktur! İyi Yönetmen Kötü Yönetmen Vardır

Merhaba Doğuş Bey, Sinemaport’a hoş geldiniz nasılsınız, yönetmenlik hayatına ilk olarak nasıl başladınız? Bu mesleğe ilginiz ne zamandır var? Biraz paylaşabilir misiniz?

Merhaba hoş buldum. Öncelikle konuk olarak aldığınız için çok teşekkür ederim. Yönetmenlik hayatıma 2010 yılında tiyatro yönetmeni olarak başladım. Daha sonra 2015 yılında Nef Yapım Prodüksiyon Şirketi’nin projesi olan ''Ölümüne Yaşamak'' isimli itfaiyecileri anlatan bir dizinin hem senaristliğini hem yönetmenliğini yaparak başladım. Lakin bazı aksilikler yüzünden dizi televizyon ile yayına başlamadı.... Bu mesleğe çocukluk hayali diyebiliriz. Rahmetli hocam Yıldız Kenter'in yardımları bu konuda çok ama çok önemlidir.

Pandemi süreci işinizi ve kişisel yaşamınızı nasıl etkiledi? Neler yaptınız?

Pandemi süreci tüm ülke insanı gibi tabi ki bizim sinema sektörümüzü de sanat camiasını da çok etkiledi. Uzun bir süre evde kalmak çalışamamak tabi ki bir süre herkes gibi beni de etkiledi. Ama yavaş yavaş toparlanmaya başlayıp el birliği ile bu kötü günleri atlatacağımıza inancım tam. Bu süreç de kendimi daha çok senaryo yazmaya ve sağlıklı yaşamaya yönelttim. Aslında bir yer de kendi içsel yolculuğuma çıktım diyebilirim.

Sinema ve dizi sektörünün artık giderek dijital platformlara yayılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce avantaj ve dezavantajları var mıdır?

Dizi ve sinema sektörünün dijital platformlara geçmesi bir yandan iyi çünkü insanlar kendi zevklerine göre projeleri izleyebiliyorlar. Lakin şöyle bir kötü bir durum var. Televizyon sektörü gerçekten büyük bir platform ve bir çok insan hala internet kullanmamakta, televizyon izlemekteler. Aslında yapılması gereken her iki tarafı da dengede tutmak . Dijital platformlarda ya da sinemada sansürsüz daha özgür izlemek insanlara ki bu insanlara ben de dahilim daha ilgi çekici geliyor.

Şimdide ‘Paranoid’ isimli filminiz hakkında konuşalım isterseniz. Öncelikle filmin konusundan biraz bahsedebilir misiniz? Bu filmde izleyicilere verilmek istenen mesaj nedir ve film nerede çekilmişti. Kimlerle çalıştınız? Ayrıca şimdilerde üzerinde çalıştığınız yeni sinema projeleriniz var mı Biraz bahsedebilir misiniz?

'Paranoid' isimli sinema filmim gerçek olaylara dayanmaktadır. Yani filmde anlatılan olaylar tabi ki bir kurgu üstüne ama gerçek insanlar üzerinde ilerlenen bir hikayedir. Daha önce tiyatrosunu yapmıştım ve ödülde almıştım. Daha sonra ise sinema filmini yapmaya karar verdim. Emre Tetikel ve Meryem Turan gibi isimlerle çalıştım. Yapımcılığı Mustafa Nebi Filik ve Bkare yaptı. İstanbul Elit Hastanesi ve Beylikdüzü taraflarında çektim. Aslında filmde vermek istediğim mesaj tamamıyla insanların aklını ve vicdanlarını yoklamak. Gerçekten bir insan kötü müdür yoksa yaşadıklarımı o insanı kötü yapar? Bu sorunun cevabını almak için izleyenler; iki farklı karakterin bir mekanda hayatlarının kesişmesine şahit olacak. Daha önce bu tarz hikayeyi bu şekilde anlatan bir film ülkemizde yapılmadı ve bunu ilk olarak yapmak da ayrıca bir gururdur benim için. Bunun dışında Muammer Maden'in yazdığı 'Akıl Bozan' filminin çekimlerini gerçekleştirdik. Kısa bir zaman sonra ise senaryosu bana ait olan Mustafa Kemal Atatürk ve Fikriye'nin aşkını anlatan ''Ümmid-i Aşkım” isimli filmin çekimlerine başlayacağım.

Gelecekte yönetmek istediğiniz farklı türde bir sinema filmi ya da bir dizi projesi var mı? Olabilir mi?

Hayalim hep Yılmaz Güney gibi bir yönetmen olmak. İlerde ise Türkiye'nin en kapsamlı müzikal filmi olmasını planladığım 1919 yılında geçen Aslen Rum olan ama İzmir'de yaşamış Karantinalı Despina filmini yapmak istiyorum. Dizi olarak ise şuan için sadece birinci bölümü yazmış olduğum bir mahalle hikayesi yapmak istiyorum. Tabi bunların zamanı bir gün gelecek.

Yönetmen olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir, kendilerini nasıl geliştirmeliler?

Yönetmen olmak tabi ki bazı eğitimlerin alınmasını gerektirir. Fakat iyi bir yönetmen olmak isteyen arkadaşlarım film çeksinler. Ayrıca iyi bir yönetmen mutlaka kurgu yapmayı bilmeli. Bir yönetmenin öncelikle çok iyi bir gözü olmalı ve kendini eleştirebilmeli. Kimse asla kendini film ya da dizi çekmeden geliştiremez. İyi oyuncu kötü oyuncu yoktur. İyi yönetmen kötü yönetmen vardır. Her zaman risk alsınlar.

Kendinize belirlediğiniz mesleki bir hedef var mı?

Hayatımda bütün hayallerimi gerçekleştirdim. Sadece tek bir hayalim kaldı Cannes Film festivaline katılıp iyi bir başarıya imza atmak.

Son olarak Sinemaport okuyucularına ve sizi sevenlere neler söylemek istersiniz?

Öncelikle Sinemaport okuyucularına ve sevenlerime gösterdikleri ilgiden dolayı çok teşekkür ederim... Her zaman bana verilen değere uygun işler yapacağımı bilmelerini isterim. Mutlaka şunu bilsinler; düşünme, üşenme ve erteleme. Hayallerini gerçekleştirmek için kimseye ihtiyaçları yok. İstesinler ve bunun için çabalasınlar. Ayrıca yönetmen ya da oyuncu olmak için bana ulaşabilirler ellimden gelen tüm desteği vermeye hazırım herkese sevgiler. Teşekkürler.