logo logo

BİZİ TAKİP EDİN

Röportaj 08 Nisan 2021

İzmir Sinema Ofisi'nden Sinemaport'a Özel Röportaj!

Merhaba Sinemaport'a hoş geldiniz. Öncelikle İzmir Sinema Ofisi nedir, ne iş yapar? Bize biraz anlatabilir misiniz? 2019 yılının Eylül ayında İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Vakfı Başkanı Tunç Soyer’in sinema sektörüne ev sahipliği yapma vizyonu doğrultusunda İzmir Vakfı çatısı altında kurulan İzmir Sinema Ofisi, yurtdışında birçok örneğine rastlayabileceğiniz ‘film komisyonları’nı örnek alan bir model çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Video prodüksiyon ekiplerinin İzmir’de çekim yapmaları ve bu çalışmalarını sorunsuz bir şekilde başarabilmeleri için destekler sunuyoruz. Bu üretimlerin, zamanın ruhuna uygun bir şekilde günden güne gelişen yaratıcı endüstrilerden biri olduğunun farkındayız ve İzmir’in geleceğe dönük yatırımları adına sinema sektörünün önem arz ettiğine inanıyoruz. Bugüne kadar içinde bulunduğunuz film projelerinden ve devam eden projelerinizden biraz bahseder misiniz? 2020 yılında toplam 54 başvuru aldık. Bu projelerden 30’u hayata geçme fırsatı buldu ve çeşitli alanlarda destekler sağladık. Diğer yandan 2021 yılı bizim için hızlı başladı. Ülkemizdeki yeni dijital platformlardan biri olan Exxen için çekilen Hükümsüz dizisi 10 bölümlük ilk sezonunu tamamladı ve ikinci sezon için tekrar bekliyoruz. Cuma akşamları Fox TV ekranlarında izleyicisiyle buluşan Son Yaz dizisi de başarıyla devam ediyor. Aynı zamanda genç sinemacıların çekmekte olduğu kısa metraj filmler, Sinema Genel Müdürlüğünden destek alan bağımsız yapımlar da önümüzdeki günlerde çekimlerine başlayacaklar. Bu destekler işimizin en önemli parçası. İzmir Sinema Ofisi ne zaman kuruldu, kuruluş amacı nedir? Ve Vakıfa destek sağlayan kurumlar nelerdir? Amacımız İzmir’de film yapımlarını ve görsel içerik üretimini artırmak. Bunların arasında film dışında dizi, video, dijital platformlara yönelik içerikler ve reklamları sayabiliriz. Sinema filmi, dizi, kısa film, reklam, müzik klibi gibi çeşitli mecralara yönelik görsel içerik üretimi yapan ekiplerin yapım süreçlerinde ihtiyaç duydukları çekim mekanları, ulaşım, konaklama, yemek hizmeti alınacak yerler konusunda rehberlik ediyoruz. Birincil fonksiyonumuzu bu şekilde özetleyebiliriz. Ancak bunların yanı sıra, İzmir’deki sinemacılık ekosistemini geliştirmeye yönelik birçok çeşitli projede de kurucu ya da katılımcı olarak yer aldığımızı belirtmekte fayda var. İzmir Sinema Ofisi aynı zamanda İzmir’de düzenlenecek etkinlikler ve eğitimlerle ilgili de çalışmalarına başladı. Önümüzdeki günlerde, özellikle pandemiden sonra, bu konular hakkında daha fazla çalışma yapabileceğiz. Destek sağlayan kurumlarla ilgili sorunuzu cevaplarken Sinema İzmir Destek Ağı oluşumundan bahsetmek doğru olacaktır. Tunç Soyer imzalı “Sinema İzmir projesi desteğinizle büyüyecek” çağrı metninin de yer aldığı Sinema İzmir Projesi Destek Ağı Üyelik Protokolü’nün imzalanması ile somutlaşan bu süreçte İzmir Vakfı üyeleri başta olmak üzere şehrimizin ileri gelen birçok kurumu ile düzenli iletişim sağlandı. Bayraklı, Buca, Çeşme, Karşıyaka, Konak, Ödemiş, Tire, Seferihisar ve Selçuk ilçe belediyelerinin yanı sıra Folkart, Swissotel GrandEfes, Sardunya Turizm, Karaca Otel, Karaca Sineması, TÜRSAB, ÇEŞTOB, TARKEM, Aliağa Ticaret Odası, Kentimiz İzmir Derneği ve İZFAŞ Sinema İzmir Destek Ağı üyeleri arasında bulunuyor. Ülkemizde sinema sektörü sizce nasıl biraz değerlendirebilir misiniz? Ayrıca Sinema ve dizi sektörünün artık giderek dijital platformlara yayılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce avantaj ve dezavantajları var mıdır? Film ve dizi sektörünün dünya pazarına açıldığı bir dönemdeyiz. Türkiye, çekilen filmler ve dizileriyle bu pazarda ilk üçte yer alıyor. Bizde üretilen içerikler pek çok ülkede yayınlanıyor veya uyarlamaları çekiliyor. Dolayısıyla en önemli konu filmciliğin bir sektör olduğunun farkına varılması. Farklı alanlarda önemli ticari getirileri olan bir sektörün gelişimini takip etmek ve yapılan işlere destek olmak bizim görevimiz. Umuyoruz ki dijital platformlarda kaliteli içeriklerin çoğalması pek çok farklı alanda çalışan insana gelir kapısı olacak. Dijital platformlar üzerinden küçük ekranlarda izleyicisi ile buluşmak için hazırlanan projeler ile birlikte içerik üretimi için dev prodüksiyonlar yapmak gibi bir ön kabulün ortadan kalktığına tanık olmaktayız. Böylelikle gençler için daha cesaretlendirici bir ortam oluşuyor ve fikirlerin hayata geçmesi daha mümkün hâle gelebiliyor. Bunu da bir avantaj olarak değerlendirebiliriz. İzmir Sinema Ofisi olarak yapmış olduğunuz çalışmalar sonucu birçok yönetmen ve yapımcı, film çekimleri için İzmir’i tercih etmeye başladı. Doğal bir platoya sahip olan İzmir için hedefleriniz arasında ilerisi için dizi ve sinema sektörünün İzmir’e kayma durumu olabilir mi? Bizler İzmir’in hem doğal bir film platosu hem de sektöre kamera önünde ve arkasında birçok insan yetiştiren bir şehir olduğunu daha çok filmcinin görmesi için çalışıyoruz. Hedefimizi tanımlarken mevcut sektörün olduğu gibi İzmir’e taşınmasından ziyade İzmir’in sinema sektörü için yeni bir merkez olması veya öncelikli bir alternatif olarak değerlendirilmesi şeklinde ifade etmemiz daha doğru olur. Bir projeye destek verirken o proje için hangi kriterleri dikkate alıyorsunuz ve nasıl bir destek sağlıyorsunuz? Bize başvuran projelerin hangi aşamada olduğu, çekecek kişilerin proje bilgisi ve tecrübesi, taleplerinin net olması bizim için önemli kriterler. Aynı zamanda kazandığı bir destek varsa bunun bilgisini vermeleri de gerekiyor. Finans planını olgunlaştırmış projelere öncelikli değerlendirdiğimizi söylemeliyiz. İzmir’de gerçekleşecek çekimler süresince ekibin konaklaması ve catering hizmetleri ile ilgili ayni destekler sunuyoruz, karşılığında ise bu kalemlerden tasarruf sağlayan ekiplerin yapımın niteliğini arttırmaya yönelik harcamalar yapmasını ve ortaya kaliteli yapımlar çıkmasını arzuluyoruz. Bildiğiniz gibi yapım şirketlerinin çoğu şuan istanbul’da bulunuyor. Peki ilerisi için sinema ve dizi sektörü İzmir’e de yayılmaya başladığında yapım şirketlerinin İzmir’de de şube açması söz konusu olabilir mi? Yapım şirketlerinin ofis açma ihtiyaçları oluşursa zaman içerisinde bunu yapacaklardır. Daha öncelikli olarak İzmir ve çevresinde rahat çalışabilmesi için bu şirketlerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla teknik ekipman sağlayan firmaların İzmir’de birer şube açmasını arzu ediyoruz. Röportajımıza katılarak bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Son olarak Sinemaport okuyucularına neler söylemek istersiniz? İzmir’in sinema sektöründe hedeflediği büyüme bu alanda genişleme sağlayacak. Üniversitelerimizde ilgili bölümlerde okuyan ve mezun olmuş birçok genç arkadaşımız bulunuyor. Çalışmalarımızın hem onlar için İstanbul’a gitme zorunluluğunu kaldırmasını hem de birçok alanda İzmir’e ekonomik fırsatlar yaratmasını umuyoruz.