logo logo

BİZİ TAKİP EDİN

Röportaj 10 Mart 2021

Masumlar Apartmanı'nın Neriman'ı Gizem Katmer, Sinemaport'a Konuştu!

Öncelikle yoğun çalışma temposu içerisinde bize zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. Masumlar Apartmanı ile en merak edilen isimlerden biri oldunuz. Biraz kendinizden bahseder misin? Ben de teşekkür ederim ilginize. Şimdilerde kendimle ilgili söyleyebileceğim şey şu sanırım, hayalindeki mesleği yaparak kendi ayaklarının üstünde duran şanslı bir genç kadınım diyebilirim. Masumlar Apartmanı, yeni sezonun en çok izlenen dizisi oldu. Klasik bir soru olacak ama bu kadar sevilmesini bekliyor muydunuz? Bu kadarını öngöremedim tabii ama hikayenin Tv’de daha önce gördüklerimizden farklı olması, senaryo ekibi, Çağrı Hoca ve ekibi, Çiğdem Hoca, işin Trt ekranlarında olacak olması gibi faktörleri öğrendiğimde kaliteli bir iş olacağından emindim. İlk teklif geldiğinde ve senaryoyu okuduğunuzda ne hissettiniz? İnanılmaz heyecanlandım. Hem hikayenin özgünlüğü hem auditon vereceğim karakterin derinliği o kadar çok istedim ki Neriman’ı sonuçlanana kadar başka bir şeye de odaklanamadım hatta. Kısa sürede çok geniş bir izleyici kitlesine ulaştı dizi. Bunu neye bağlıyorsunuz? Başta bütün ekibin hikayeye inanıyor olmasına ve işimizi severek yapıyor oluşumuza bağlıyorum. Seyirci de o sevilmemiş ailenin bütün fertlerini sahiplendi, anladı ya da anlamak istiyor bence. Aslında hepimiz tüm karakterlerde kendimizden ya da etrafımızdan bir yara görüyoruz. İyileşelim istiyoruz belki de hep beraber. Yanılmıyorsan sizin ilk diziniz. Televizyondaki ilk projenizde böyle bir başarı elde etmek nasıl hissettiriyor? Evet ilk dizim. Çok şanslı hissediyorum tabi ki. Çok da mutluyum. Aynı zamanda bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmem gerektiğinin bilincindeyim. Çok çalışmalıyım ve bu tecrübeden öğrenebileceğim her şeyi öğrenip üstüne koyarak ilerlemeliyim diye düşünüyorum. Tiyatrodan televizyona transfer oldunuz. Pandemi sonrasında sahneye devam edecek misiniz? Transfer demek istemem aslında. Pandemi süreci bizi engellemeseydi Kadıköy Theatron’da oynadığımız oyunumuzu oynamaya devam ediyor olacaktık. Tiyatro hiçbir zaman hayatımdan çıksın istemiyorum. Yaşadığımız salgın döneminden tiyatrolar çok kötü etkilendi. Sosyal medya hesabınızdan bu konuyla ilgili destek çağrılarınız da oldu sanırım. Tiyatrolar bu süreçten nasıl çıkabilecek sizce? Evet bu süreçten gerçekten çok kötü etkilendi tiyatrolar. Destekler çok çok yetersiz, sahneler uzun süredir kapalı. Oyun oynamadan, seyirci ile buluşamadan, ayakta kalmaya çalışıyoruz. Ben de Kadıköy Theatron adına çağrıda bulundum, destek veren herkese de buradan teşekkür etmiş olayım. Ancak çok yetersiz kalıyor bu yardımlar çünkü hala ne zaman seyirci ile buluşulacağı meçhul. Sponsorluk gibi destekler bu süreçten daha az hasarla ayrılmamızı sağlayabilir. Gizem Katmer olarak baktığınızda ‘Neriman’ karakterini nasıl görüyorsunuz? Ortak bir noktanız var mı? Neriman’ın kimlik arayışında ailesi ve özgürlüğü arasında sıkıştığını görüyorum. Kendini ya da hayatı tanıyacak, anılar biriktirebilecek bir alanı yok. Aynı zamanda da akıllı bir genç kız bunu okul hayatına verdiği önemden, kendi hayatını kurma isteğinden, kriz anlarında kendini kaybetmeyişinden görebiliyoruz. Bence Neriman ve benim ortak noktamız, hayallerimizi gerçekleştirmek için çalışmamız gerektiğini biliyor oluşumuz. Neriman evdeki durumları bahane edip savrulmadan derslerine yoğunlaşıyor ben de kendi hayatımda söz konusu işse hiçbir bahaneye sığınmadan çalışırım. Bir de Neriman her şeye rağmen ailesine çok düşkün ben de ondan çok daha şanslı bir noktada da olsam aileme düşkünümdür. Kariyerinizin henüz çok başındasınız. Gelecek için planlarınız neler? Bir diğer soruda daha bahsettiğim gibi tiyatro hayatımdan hiç çıkmasın istiyorum. Birlikte çalışmayı çok istediğim yönetmenler var özellikle sinemada. Birbirinden farklı hikayelerde ve teknik olarak da farklı dilleri olan işlerde kendimi denemek çok istiyorum. Dediğiniz gibi yolun daha başındayım o yüzden de çok fazla hayalim var bir iki cümleye sığdıramam sanırım. :) Çekimler dışında sette nasıl bir arkadaşlık ortamı var? Sette en iyi anlaştığınız isimleri sorsam… Oyuncular da set ekibi de çok çalışkan ve pozitif insanlar. Hemen herkesle güzel sohbetlerimiz oluyor. Emir’le çok iyi anlaşıyoruz mesela iyi oyun arkadaşı olduk diye düşünüyorum. Merve Dizdar’dan, Ezgi Mola’dan çok şey öğreniyorum ve birlikte vakit geçirirken de çok eğleniyorum. Özellikle bir isim veremem aslında bütünüyle iyi bir ekibiz. Salgın nedeniyle pek dışarı çıkamasak da sokakta ve sosyal medyada nasıl tepkiler alıyorsunuz? Genel olarak herkes çok olumlu yaklaşıyor. Maskeyle bile tanıyorlar çok acayip ve yeni bir şey tabii bu benim için. En sık duyduğum bana kek yedirme istekleri oluyor. :) Türkiye’de yayın yapan dijital platformlara yenileri ekleniyor. Yakın zamanda sizi de dijital platformlardaki bir dizi ya da filmde görecek miyiz? Kesinleşmiş bir proje yok şimdilik. Ama ben de dijital platformda iş yapmayı heyecanla bekliyorum. Masumlar Apartmanı’nın psikolojik açıdan karanlık bir tarafı da var. Hiç etkilendiğiniz oluyor mu çekimler sırasında ya da sonrasında izlerken? Elbette oluyor. Benim için işin en ilgi çekici yanı o taraflar hatta. Bütün ekip o kadar gerçek algılıyor ve özene özene işleniyor ki o sahneler çekim sırasında da etkilenmemek mümkün değil. Dramatik sahnelerin yanında izleyiciyi güldüren sahneler de var sahnede. Şimdiye kadar çekerken en çok eğlendiğiniz sahne hangisiydi? Baba, Gülben ve Neriman’ın Safiye’yi tiye alıp sorular yağdırdığı yemek sahnesini hatırlıyorum şuan. Çekerken de izlerken de epey eğlenmiştim. Kendinize örnek aldığınız ya da çok beğendiğiniz oyuncular var mı? Hem de çok fazla. Neyse ki ilk işimde bir çoğuyla karşılıklı oynamak gibi inanılmaz bir şansım var. :) Yoğun bir tempoda çalışıyorsunuz elbette ama fırsat buldukça takip ettiğiniz yerli veya yabancı diziler var mı? Ben tam bir dizikoliğim diyebilirim. Yerli dizilere set sürecinden önce daha çok hakimdim ama şimdi ancak YouTube üzerinden sahne sahne bakabiliyorum. Yabancı dizilerden şu sıra Handmaid’s Tale yeni sezonu için gün sayıyorum. Neriman dahil hemen her karakterin bir takıntısı var dizide. Gerçek hayatta sizin takıntılarınız var mı? Benim hayatımı zorlaştıracak takıntılarım yok. Ufak tefek şeyler, eve dönüş yolculuğunda anahtarın varlığını birden fazla defa kontrol etmek gibi. :) Neriman tepkisini bileklerini kanatana kadar kaşıyarak veriyor. İzleyenlerden “Han artık fark et Neriman’ı” minvalinde yorumlar geliyor. Siz de diziyi izlerken Han’a isyan ettiniz mi hiç? Han’ın sevdiği herkesin o kadar büyük dertleri var ki gözüne sokulmadıkça yeni bir derdi göremeyecek kadar yorgun bence. Ama evet ben de ne zaman Neriman’ı bileğindeki yaralardan dolayı, hastaneye götürmesi gerektiğini hatırlayacağını, merak ediyorum.