Bizi Takip Edin

Berat Efe Parlar ” Çocukluğumu Doya Doya Yaşayamadım ”

Röportajlar

Berat Efe Parlar ” Çocukluğumu Doya Doya Yaşayamadım ”

SinemaPort Röportaj Özel bugün kü konuğumuz Ünlü Oyuncu Berat Efe Parlak.

12 yıldır Geniş Aile, Poyraz Karayel, İftarlık Gazoz gibi bir çok önemli dizi ve filmde ekranlarda yer alan 16 yaşındaki Berat Efe Parlar bugünlük SinemaPort‘ a konuk oldu. Ona oyunculuk ve film sektörü hakkında merak ettiklerinizi sorduk..

Henüz yaşınız çok küçük olmasına rağmen bir çok filmde oyuncu ve yardımcı oyuncu olarak görev aldınız. Cem Yılmaz ile başrolü paylaştığınız “İftarlık Gazoz” filmi bunlardan sadece bir tanesi. Gelecek adına ne düşünüyorsunuz, çok genç yaşta bu işe başlamış olmak nasıl bir duygu ?
Ben 4 yaşında bir ajansa kayıt olarak reklam ,katalok ve dizi çekimleriyle oyunculuğa başladım.Daha sonra GENİŞ AİLE ve POYRAZ KARAYEL dizilerinde ana kastta rol aldım.Arkasından İFTARLIK GAZOZ, GÜLDÜY GÜLDÜY SHOW la BKM ye katıldım.BKM yapımı BİZİM KÖYÜN ŞARKISI, CAN DOSTLAR, BÜCÜR, GAMONYA HAYALLER ÜLKESİ filmlerinde başrollerde yer aldım.SİCCİN 2, BASKIN KARABASAN, AİLECEK ŞAŞKINIZ, DELİLER FATİHİN FERMANI Filmlerindede ana kastta rol aldım.12 senedir setlerdeyim bu işin kamera arkası ve önünü çok seviyorum. Sadece çocukluğumu doya doya yaşayamadım.


Üniversitede hangi bölümü okumayı düşünüyorsunuz? Konservatuar mı yoksa sinema ile ilgili bir bölüm mü? Yoksa bambaşka bir bölüm mü?
Gelecekteki kariyer planım yönetmen olmak onun içinde eğitimime Mimar Sinan Güzel Sanatlar Lisesinde Sinema Televizyon okuyorum.Üniversiteyide Sinema Televizyon olarak devam edeceğim.


Can Evrenol’un yönetmenliğini yaptığı “Baskın” filmi, korku filmi türünde oynadığınız ilk yapım. Siz kendi adınıza hangi tür filmlerde oynamayı seviyorsunuz ve tercih ediyorsunuz bir ayrımınız var mı?
Dram türünde filmlerin bana çok yakıştığını söylüyorlar ,bende seviyorum çocuk oyunculuk dönemimi tamamladım sanıyorum 16 yaşına girdim bundan sonraki filmlerim gençlik filmi olabilir diye düşünüyorum.

Berat Efe Parlar bir gününü nasıl geçirir? Şu sıralar korona günleriniz nasıl geçiyor neler yapıyorsunuz?
Okullar açıkken dersler etkinlikler kısa film saha çalışmalarıyla geçiyordu.Koronadan dolayı sokağa çıkamadığım için online derslere katılıyorum, kitap okuyorum, Netflix’ten dizi ve sinema seyrediyorum ara sıra da senaryo çalışmalarım için küçük notlar alıyorum.


İzlediğiniz yerli ya da yabancı bir filmde keşke bu rolü ben alsaydım ya da daha iyi oynardım dediğiniz bir rol oldu mu? Hangisi?
Her filmde çok büyük emekler var.Oyuncularıda en iyiyi yapmak için çok çaba sarfederler sette imkanlar dahilinde en iyiyi yapmaya çalışılır.Benim öyle bir düşüncem olmadı.


Kariyer hedefleriniz arasında neler var? Kendinizi nerede görüyorsunuz? Şunu yaparsam bu olursa başarılı oldum diyebileceğiniz yer neresi?
Yönetmen olmak ve kendi yönettiğim filmde oynamak en büyük hedefim.Birde o filmimle uluslar arası bir ödül alırsam dünyalar benim olur.


Kendinize örnek aldığınız ya da çok beğendiğiniz kaliteli bulduğunuz kendinize yakın hissettiğiniz oyuncular kimler?
En başta Cem Yılmaz’ı örnek alıyorum beraber çalıştığımızda bana verdiği nasihatları hiç unutmuyorum.Şener Şen’ide çok seviyorum.

 

İleride film sektörü dışında yapmak istediğin hayal ettiğin bir şey var mı?
Antikacılık.Babamın mesleği antikacılık o yüzden benimde çok ilgimi çekiyor.Bazı eserlerin hikayesinin olması beni cezp ediyor.


Yönetmenlik hayaliniz de var. Yönetmenlik hayali oyunculuktan daha mı ağır basıyor yoksa ileride projesine göre oyunculuk da yaparım yönetmenlik de yaparım mı diyorsunuz?
Oyunculuk her zaman ilk hedefim.Güzel bir senaryo yazarsam tabi ki bunu kendime göre yazarım, yönetmeni ve oyuncusuda ben olurum.Bu arada ben çekim aralarında karavanda oturmam ışıkçı, sesçi, sanat grubu, kamera veya görüntü yönetmeninin yanındayımdır her zaman.


Ne tür müzikler dinlersin? Sosyal yönlerinizle de tanıyabilir miyiz sizi?
Müzikte hiç ayrımım yok benim.Neşet Ertaş’tan başlarım Goran Bregoviç’den çıkarım.


Sinema filminde oynadığınız dönemlere gidecek olursak, çekimler nasıl geçti? Çok yorucu ve yıpratıcı mıydı eğlenceli miydi? Neler yaşadınız ve hissettiniz? Filmi izlerken 1,5 – 2 saatte bitiyor ama arkada inanılmaz bir performans ve emek var. Bu denli yorucu olduğunu düşünüyor muydunuz? Bu zorluklar mücadele azminizi kırdı mı yoksa oyunculuk veya senaristlik alanlarında sinema projelerinde yer almaya devam edecek misiniz?
Seyircilerin 90/100 dakikada seyrettikleri filmin en az 1 ay okuma çalışması, kostüm provaları, minimum 4 veya 7/8 hafta çekimi oluyor geneli eğlenceli geçiyor ama kalabalık sahnelerde bazen yorucu olabiliyor.Başrolde olduğunuz zaman en çok yorulan siz oluyorsunuz. Ben yoğun çalışma temposunu seviyorum, çok yorulma başarıyıda beraberinde getiriyor.


Hazır söz açılmışken yeni projeler var mı sinema veya dizi üzerine? Teklifler geliyor mu bu arada? Yaklaşımınız nasıl gelen tekliflere?
2 dizi ve 1 sinema filmi senaryosu geldi ben okudum ve beğendim.Menajerlerim diğer detaylar için görüşüyorlar.Bu korona virüsten dolayı setlerin durması yeni işlerin yeni sezona yani eylül ayına ertelenmesine yol açtı.Yani yeni sezonda bomba gibi projelerle karşınızda olacağız.


Son olarak sizi sevenlere ve SinemaPort okurlarına neler söylemek istersiniz?
Evde kaldığımız bu dönemde kişisel hijyenimize, kültürel gelişimimize, katkı sağlayacak aktivitelerde
bulunalım. Bol bol kitap okuyalım, lütfen ama lütfen suyumuzu idareli kullanalım. SinemaPort okurlarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

 

Röportaj : Mehmet Ali Kıcım – SinemaPort

1998 yılında Hatay'da doğdu. Sinema alanında devamlı talebe, lisans öğrencisi. Lifelong learner!

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla : Röportajlar

En Üste