Bizi Takip Edin

Emrah Akduman: Günlük Dizi, Tam Bir “Survivor” Gibidir!

Röportajlar

Emrah Akduman: Günlük Dizi, Tam Bir “Survivor” Gibidir!

Başarılı oyuncu Emrah Akduman Sinemaport yazarlarından Alper Ergez’in sorularını cevapladı…

Merhaba Emrah Bey hoş geldiniz nasılsınız öncelikle sizleri daha yakından tanıyabilmemiz için biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Merhaba. Çocukluğum, doğduğum kent olan Ankara’da geçti. Daha sonra İstanbul’a yerleştim. Sanatçı bir ailenin çocuğu olmam nedeniyle tiyatro kulisleri ikinci evim oldu diyebilirim.
Tiyatro ve sinemaya olan ilgim dolayısıyla çeşitli dönemlerde değerli eğitmenlerin kurslarına, atölyelerine katıldım.
İlk başrolum, 2000 yılında Star TV’de yayınlanan “Keje” dizisidir. Ardından, “Hatırla Sevgili, Kurtlar Vadisi Pusu, Hayat Bilgisi, Böyle Bitmesin, Kuzey Rüzgarı, Doktorlar, Sevgi Bağlayınca” dizilerinde oynadım. Halen ATV’de yayınlanan ve dört sezon devam etmekte olan, “Beni Bırakma” dizimizde Tarık karakterini oynuyorum.
Oynadığım sinema filmleri; 2006 yılında “ Janjan”, 2007 yılında çekimleri Londra’da gerçekleşen “Umut Adası”, 2010 yılında “Kampüste Çıplak Ayaklar” ve 2015 de vizyona giren “Darbe” filmidir.
Bunların dışında senaryosunu yazdığım uzun metraj sinema filmi projem bulunmaktadır.

Şu an içinde bulunduğumuz Covid 19 süreci işinizi ve kişisel yaşamınızı nasıl etkiledi?
Dünyayı derinden etkileyen, insanlık için zor bir sınavın içindeyiz. Hastalığın tüm dünyayı sarması, ölümler, tedbirler ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan sonuçlar elbette beni de derinden etkilemektedir. Bu vesile ile kendi sağlıklarını düşünmeden gece – gündüz hayat kurtarmaya çalışan doktorlarımıza ve bütün sağlık çalışanlarımıza minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Bu süreçte tüm çekimlere ara verilirken, “Beni Bırakma” ailesi ve benimle birlikte birkaç oyuncu arkadaşım olarak çekimlere devam etmekte gayret gösterdik. Son ana kadar yayında kalan iki dizi filmden biri olduk. Bu dönemde olabilecek tüm tedbirleri almaya çalışarak sürdürdük çekimleri. Halkımızın Covit 19 nedeniyle yaşadıklarına, dizi film aracılığıyla bir nebze olsun güzellik katmaya çalıştık. Ama virüsün etkileri, riskin büyüklüğü nedeniyle sezonu bir ay erken bitirmek zorunda kaldık.
Eve kapandım ama bir sinefil olarak boş durmadım. Filmler izledim, kendi senaryoma zaman ayırdım, çekim temposundan okuyamadığım kitaplarımı okumaya başladım.

Oyunculuk ile tanışmanız nasıl başladı?
Tiyatro ve sinemada oyuncu, yazar, yönetmen bir babanın, tiyatro sanatçısı annenin çocuğu olunca, gözünüzü dünyaya açar açmaz gördüğünüz, tanıştığınız pek çok şey sanata dair oluyor zaten.

Şu sıralarda ATV de yayınlanan ’Beni Bırakma’’ dizisiyle sizleri izliyoruz. Nasıl gidiyor ve dizinin günlük dizi olması yorucu oluyor mu?
“Beni Bırakma” yavaş yavaş ve emin adımlarla ilerleyerek yükselen ivmesiyle seyirci karşısındaki yerini buldu. Bunun için çok çalıştık, çok emek verdik. Şükür ki seyircimizden bunun karşılığını alıyoruz.
Kariyerimde ilk kez bir günlük dizide yer aldım. Öncelikle bana önerilen karakteri ve üzerine katabileceğim şeyleri sevdim ve buna çalıştım. Ankara’da çekilecek olması, doğduğum yerlerde işimi yapabilecek olmam beni cezbetti.
Aslına bakarsanız günlük dizi, tam bir “survivor” gibidir. Ama işimi seviyorum ve yorgunluğumu giderecek önlemler almaya çalışıyorum.

Oyunculuk dışında müzisyenlik kimliğinizin de olduğunu biliyoruz. 2015 yılında ‘’Çok Zor’’ isimli single çalışmanızın klip yönetmenliğini de yapmıştınız. Müziğe neden devam etmediniz?
Küçüklüğümden beri müziğin içindeyim. Üstelik her tarzı dinleyip analiz etmeyi seviyorum. Kendi yazdığım ve bestelediğim müzikleri dinlerken ayrı bir zevk alıyorum.

Hissettiğim şarkıları söylemeyi tercih ediyorum. Bu bağlamda hem söz hem de beste olarak hissedince üretmek güzel sonuçlar veriyor. Bu da her zaman olamıyor.

Sinema, müziğin önüne geçti. Televizyon ve sinemada oyunculuğu çok seviyorum. Yoğun olarak oyunculuğa verdim kendimi ve bu meslekte iddialıyım. Müzik belki ileride…

Ayrıca ekran ışığınız çok yüksek, görselliğiniz gayet başarılı tüm bunlara dayanarak modellik yapmayı düşündünüz mü?
Evet diyebileceğim bir alan değil. Teşekkür ederim.

Gelecek dönemler için yeni projeler var mı bahsedebilir misiniz?
Ulusal ve uluslararası festivallerde yer alabileceğim projelerin içinde bulunmak hedeflerimin arasında. Öte yandan yıllar önce kaleme aldığım uzun metraj sinema filmimi hayata geçirmeyi düşünüyorum. Ayrıca, “Beni Bırakma” dizisinde başlamadan önce İstanbul da yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiğim reklam filmlerim vardı. İlerleyen zamanda bu alanda da hedeflerim var.

Son olarak Sinemaport okuyucularına ve sizi sevenlere neler söylemek istersiniz?
Öncelikle Sinemaport ailesine teşekkür ederim. Değerli okurlarınıza selam olsun. Yeşilçam’ı hiç unutmasınlar. Sinema hayattır ve nefesi seyircisidir. Sinemayı nefessiz bırakmasınlar.
Sevgili sinemaseverlere sağlıklı günler dilerim.

 

Sinema Port'taki tüm içeriklerin, haberlerin eklendiği içerik yöneticisi profildir.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla : Röportajlar

En Üste