Bizi Takip Edin

Şebnem Schaefer: Show TV her zaman ilk göz ağrım olarak kalacak

Röportajlar

Şebnem Schaefer: Show TV her zaman ilk göz ağrım olarak kalacak

Başarılı sunucu ve oyuncu Jennifer Şebnem Schaefer Sinemaport yazarlarından Alper Ergez’in sorularını cevapladı…

Anne tarafından Türk, baba tarafından Alman olan; sunucu, oyuncu ve model Jennifer Şebnem Schaefer ile yaptığımız röportaj ile karşınızdayız…

Merhaba Şebnem Hanım. Şuan içinde bulunduğumuz pandemi sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz,karantina döneminde neler yaptınız ve yapıyorsunuz ?
Merhabalar. Pandemi daha yeni başladığında Barbaros Uzunöner ile devam eden tiyatro provalarımız vardı. Onu durdurduk ve daha sonra İstanbul’da kendi evim olduğu halde, daha ferah bir evi olduğu için teyzeme gittim. Orada 5 gün kaldıktan sonra bu işin en az nisan sonuna kadar uzayacağını öngörüp, teyzeme de daha fazla yük olmamak için Silifke’deki yazlığımıza gittim. Orada 9 hafta tek başıma kaldım ve ardından Antalya’da 1 hafta geçirdim. BloombergHT’deki çekimlerim devam etmek zorunda olduğu için henüz yasaklar kalkmadan, yolculuk izni alarak İstanbul’a döndüm.
Silifke’de geçirdiğim sürede ev hanımlığını, yemek pişirmeyi, yoğurt mayalamayı ve komşu olmayı öğrendim. Birbirimize gidemiyorduk ama balkonlardan, teraslardan birbirimizle konuşarak görüşebiliyorduk. Yaptığımız yemekleri birbirimizle paylaştık. Köyden gelen doğal süt, yumurta, sebze ve meyvelerle beslendim. Yaşadığım yer bir köye bağlı ve şehre hiç gitmedim. En fazla sokağa çıkma yasağının olmadığı dönemlerde denize kadar inen bir ormanda yürüyüşlere çıktım. Bu sayede formumu korudum, hatta bu dönemde vücudum daha fit ve sağlam oldu diyebilirim. Kendi kendime hayatta kalabilmeyi öğrendim, çok memnun kaldığım bir dönemdi.
Bu dönemde hayatı yavaşlatmayı öğrendik, farkındalığımız arttı. Doğanın bir parçası olduğumuzu, karantinada kaldığımızda, doğanın insansız kalınca nasıl yenilendiğini gördük. Onun insanıyla, bitkisiyle, hayvanıyla, toprağıyla bir bütün olduğunu, ancak hepsinin arasında iyi bir iletişim kurulup denge sağlanırsa, herkes için olumlu dönüşü olacağını öğrendik. Aksi halde doğa bize kötü cevap veriyor, hepimiz bunu görmüş olduk. Bu farkındalığı unutmamalı, hep korumalıyız.

Geçmişte sizi çeşitli dizilerde görmüştük. Şu dönemde oyunculuğa nasıl bakıyorsunuz ? Yeni projeler var mı ? Modellik devam ediyor mu?
Normalleşme sürecinde program çekimlerim devam etti, Eylül’e kadar olan çekimleri tamamladık. Geçen sezon Müjdat Gezen’in Pera Müzikali, Ahmet Çevik Tiyatrosu ile olan oyunlar ve Barbaras Uzunöner ile başladığımız oyunun provaları vardı. Bunlar devam edecek mi henüz bilmiyorum. Böyle bir dönemde yeni oyunların temassız şekilde düşünülmesi, provalarının yapılması zor görünüyor.Onun dışında sinema ve dizi oyunculuğu, modellik ve organizasyon dallarında iş görüşmelerim oldu, olmaya devam ediyor. Durum hala belirsiz olduğu için beklemede olan işlerim de çok. Yavaş yavaş normale dönmeye, hayata karışmaya başladık. Şuan annem ve ablamla zaman geçirmek üzere Almanya’ya geldim. Bir süre kalıp Türkiye’ye döneceğim.Sunuculuk ve oyunculuğun ardından arka planda modellik de devam ediyor.

BloombergHT’de yayınlanan televizyon programınız nasıl gidiyor?
Prof. Dr. Orhan Kural ile birlikte sunduğumuz Lütfen+1 isimli doğa ve çevre programı 7 yıldır devam ediyor. Ben programa 3,5 yıldır dahilim. Farkındalığın artması için sanat, bilim ve medya sektöründen ünlü konukların ağırlandığı, Türkiye’deki ve dünyadaki çevre sorunlarının, hayvan haklarının konuşulduğu, benim de her gün yeni şeyler öğrendiğim faydalı bir program. Her Cumartesi saat 17.15’te yayınlanıyor. İdealist, öncü bir kişiliğe sahip Prof. Dr.Orhan Kural sayesinde hem öğreniyoruz, hem de öğrendiklerimizi aktarıyoruz. Yönetmeni, yapımcısı, arka planda çalışan ekibiyle birlikte çok güzel bir ekibiz. Hepsine buradan teşekkürler.

Şimdi biraz geçmişe gidecek olursak, sizi ilk olarak Show TV’de yayınlanan ‘SMS Size Milyarlar Sunuyoruz’ adlı yarışmayla tanıdık ve bir anda herkesin ilgi odağı haline geldiniz. Bu projeye başlamanız nasıl oldu biraz bahsedebilir misiniz?
İlk önce Almanya’da, 16 yaşına geldiğimde de sadece yaz tatillerinde olmak üzere Türkiye’de modelliğe başladım. 17 yaşındayken, yine bir yaz tatilinde, ünlü modellerinde olduğu bir defilede yer aldım. Ertesi gün hem gazetelerde, hem magazin programlarında hem de haberlerde yarı Alman yarı Türk model olarak tanıtılmıştım ve buna çok şaşırmıştım. Sonrasında hiç aklımda olmayan sunuculuk teklifleri yağmaya başladı. Ben de Show TV’deki, dizi ve film aralarındaki reklamlarda ara sıra ortaya çıkarak sorular sorduğum ‘SMS Size Milyarlar Sunuyoruz’ adlı bilgi yarışmasını kabul ettim. İnsanlarda sorulara sms ile cevap veriyordu. Ve tabi Türkçesi bozuk olan sunucu olarak manşetlerde yer almıştım. O dönemde yapımcılar beni seçmelerine sebep olarak, aksanlı bir Türkçeyle sempatik ve ilgi çekici olduğumu söylemişlerdi. Farklı bir aksanım olduğunu kabul ediyorum, ama şuan ki ile o zamanki konuşmam arasında dağlar kadar fark var. O program sayesinde sunuculuk kapısı aralanmış oldu, iyi ki o fırsatı vermişler, Show TV her zaman ilk göz ağrım olarak kalacak.

Bundan sonraki süreçte televizyon, oyunculuk ve modellik alanlarından hangisinde daha çok ilerlemek istiyorsunuz ? Böyle bir düşünceniz oldu mu hiç?
Söylediğim gibi artık sunuculuk ve oyunculuktan sonraki planda kalıyor modellik mesleğim. Daha önce “Şebnem Schaefer ile Muhteşem Çocuklar” programını sunmuştum ve “Masal Uydurma Atölyesi” gibi çocuklarla ilgili bir çok projede yer aldım, onların dünyasına girmeye çalıştım ve hala da çalışıyorum. Çocuklar ve gençleri seviyorum, hayal dünyamın onlar gibi geniş, ruhumun da çocuksu kaldığını söylerler, sanırım bu yüzden onlarla iyi anlaşıyorum. Hedefim ileride, çocuk ve gençlerle ilgili bir program yapmak.
Birkaç yıldır aklımda olan, TV veya Youtube’da benim yönettiğim bir çocuk ya da gençlik programı yapmayı düşünüyorum. Bunun üzerine çalışıyorum, zamanı gelince gerçekleştireceğim.

Son olarak SinemaPort okuyucularına ve sizi sevenlere neler söylemek istersiniz?
İlgiyle okuyan herkese teşekkür ederim. Ayrıca neler yaptığımı takip etmek isteyenler beni instagram’da bulabilir. Aslında benim de onlara bir sorum var. Beni nasıl projelerde görmek isterler, nasıl bir televizyon programı sunma mı hayal ederler? Okuyuculardan geri dönüşler almak isterim. Doğa ve çevre dostu kalmanız ve çocuksu yanınızı hiç kaybetmemeniz dileğiyle. Sevgiler.

 

ALPER ERGEZ – SİNEMAPORT 

 

Sinema Port'taki tüm içeriklerin, haberlerin eklendiği içerik yöneticisi profildir.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla : Röportajlar

En Üste